MEDİKAL OZON TERAPİSİ

Günümüzde, ozonun birçok faydasından yararlanmak amacıyla ozon üretim teknolojileri geliştirilmiştir.
Sağlık ve iyileşme oksijensiz gerçekleşemez. İnsan gıdasız 1-2 ay, susuz 1-2 hafta fakat oksijen olmadan, ancak birkaç dakika yaşayabilir. Oksijen en temel gereksinimimizdir. Birçok hastalık, ihtiyaç olan doku ve organlara yeniden yeterli oksijen sağlanmasıyla önlenebilir veya tamamen iyileştirilebilir.
Günümüz dünyasında, sadece nefes almak, artık vücudumuza yeterli oksijeni sağlamıyor. Vücudumuz sürekli olarak, havamızdaki, suyumuzdaki ve yiyeceklerdeki toksinler tarafından kirletiliyor. Şehirlerimizdeki oksijen miktarı % 21’in çok altında ve düşmeye devam ediyor. Sigara kullanımı, stres, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme gibi durumlar da eklenince vücudumuzda toksinlerin birikimi ve oksijen eksikliği artar. Bu da kronik yorgunluğa, erken yaşlanmaya, hastalıklara ve kansere zemin hazırlar. Yeterli oksijenlenmeyi sağlamak için nefes almaktan daha fazla şey yapmak zorunda kalabiliriz.
Ozon üretim teknolojileri canlıların doku ve hücrelere ihtiyacı olan oksijeni en etkili şekilde sağlayan ve toksinleri yok eden bilinen en güçlü tedavilerden biridir.

Ozon üç oksijen atomundan oluşan gaz halinde bir moleküldür. Oksijen molekülünün (O2) kararlı haline karşın, ozon (O3), kararsız bir moleküldür. Ozon gazını Alman kimyacı Christian Friedrich Schönbein 1839 yılında keşfetmiştir. Keşfinden sonraki ilk yıllarda dezenfeksiyon amacıyla kullanılmıştır. 1860 yılında Monako şehrinin su arıtma tesislerinde dezenfeksiyon amacıyla ozon kullanılmaya başlanmıştır. Ozonun bu dezenfekte edici etkisi güçlü okside edici özelliğinden kaynaklanmaktadır. Sadece virüs ve bakterileri öldürmekle kalmaz tüm mikroorganizmalar ve toksinlerini de okside edebilir.

Medikal oksijen (O2) kaynağından elde edilen renksiz ve kendine has kokusu olan ozon (O3) gaz formunda özel medikal ozon jeneratörlerinden elde edilir. Ozon molekülü stabil olmadığından medikal formu klinikte özel bir jeneratör tarafından hazırlanıp hastaya hemen uygulanır. Medikal ozon daima saf ozon ve saf oksijenin karışımı şeklinde kullanılır. Uygulamaya bağlı olarak ozon konsantrasyonu 1 ve 100 µg/ml (% 0.05 – % 5 O3) arasında değişir. Ozon terapist (ozon terapi konusunda eğitimli ve sertifika almış bir doktor) hastanın durumu ve tıbbi endikasyonuna göre alacağı dozu belirler.

Aşağıdaki durumlarda Medikal Ozon Terapisi fayda sağlamaktadır:

  • Atardamar (arteriyel) dolaşım bozuklukları
  • Enflamatuvar ve dejenratif eklem hastalıkları
  • Boyun ve sırt ağrıları (fibromiyalji)
  • Sık hastalanan kişilerde bağışıklık sistemini aktive edici (immunmodulator)
  • Kanser hastalarının tedavilerine ek tamamlayıcı ve yaşam kalitesini artırıcı
  • Anti (well) aging (cilt, doku ve organ yaşlanmasına karşı)
  • Akne ve dirençli cilt alerjileri (kronik ürtiker)
  • Yaşa bağlı (senil) gözde makula dejenerasyonu
  • Çağın hastalığı kronik yorgunluk sendromunda etkin şekilde fayda
  • sağlayabilmektedir.

Çağımız hastalıklarının biri olan kronik yorgunluk sendromunda kişiler yorgunluk gerektirecek bir iş yapmadığı halde kendini yorgun hissetmektedir. Hatta o gün hiç hareket etmediği halde sanki tonlarca yük taşımış gibi kendini bitkin hissederler ve kesinlikle kıpırdayacak güçleri bile kalmamıştır. Türkçe’de “Canlı Cenaze Sendromu” olarak tanımlanan bu hastalık son yıllarda her geçen gün daha çok sayıda insanı pençesine almaktadır. Kronik yorgunluk sendromunda ozon önemli düzelmeler sağlayabilmekte ve hücre seviyesinden başlayarak vücutta hastalığın yol açtığı kötü etkileri anlamlı düzeyde silebilmektedir.

Bilim adamlarının gençliği korumanın sırrını keşfetmek için uzun yıllardır yaptıkları yoğun araştırmalar sonucu son dönemlerde yeni bir yöntem ortaya çıktı. “Anti/Well-Aging” Bir başka deyişle “geriye yaşlanma”. Bu yöntemin hedefi, uzun yıllar gençliğinizi korumak ve dinç kalmayı sağlamak. Büyüme ve gelişme tamamlandığı ergenlik çağından sonra doku veya organların yıpranmaya başlar.
Anti-Aging yöntemine göre, önemli olan ne kadar uzun yaşadığınız değil, bu yaşadığınız süreyi ne kadar kaliteli değerlendirdiğimizdir. Artık şunu biliyoruz ki gençliği uzatıp yaşlanmayı geciktirmek mümkün. İnsan ömrü 120 yaş sınırlarını zorlayacak ileriki yıllarda . Hem de ileri yaşlarda, orta yaşlıların dinçliği ve zindeliğiyle! Bunu başarmak için yapmanız gereken, bilince dayalı sağlıklı bir yaşam tarzını benimsemek ve Anti-Aging uzmanlarının öğütlerini dinlemek. İşte bunlardan biri de “medikal ozon terapi”.
Yaşlı insanlarda yapılan ozon tedavisine oldukça iyi yanıt alınır. Ozon sayesinde oksijenin dokular tarafından daha iyi kullanımı sağlanır, bağışıklık sistemi harekete geçirilir.  Bunu takiben vücudun kendi antioksidanlarını ve serbest radikallere karşı savaşan diğer hücreleri de aktive olurlar. Hücreler tıpkı insanlar gibi solurlar . İşte bunun için hücre seviyesindeki ortamda oksijen moleküllerinin bulunması şarttır. Yaşlanma nedeniyle uzun süredir yeterince oksijenlenmeyen hücreler ozon tedavisinden sonra artık fonksiyonlarını daha yüksek oranda gerçekleştirebilmektedir.
Ozonun ayrıca beyindeki dolaşım bozukluklarında olumlu etkileri mevcuttur. Bu gibi durumlarda fizik kapasitede azalma yürüme güçlüğü ve baş dönmesi hissedilir. Öte yandan ozon tedavisi olan kişilerde bu tedavi edici etkilerine ilave olarak yaşam kalitesinin önemli düzeyde arttığını söyleyebiliriz.

Ana kural olarak hastalıkların tedavisinde medikal ozon terapi tamamlayıcı ve düzenleyici olarak fayda sağlamaktadır. Bilimsel çalışmalarla hangi hastalıklar için hangi yollardan uygulandığında etkin olduğu kanıtlanıp protokollere bağlanmıştır.

a- Majör otohemoterapi (MAHT); hastanın kendi kanının farklı hastalıklar için farklı dozlarda medikal ozon gazı ile zenginleştirilip hastaya damardan geri verilmesi. Bu uygulamada, tek kullanımlık steril cam şişelere hastadan 100 ml kan alınır hastanın durumuna uygun dozda medikal ozon gazı ile zenginleştirildikten sonra hastaya kendi kanı geri verilir. Ozon kırmızı (alyuvar=eritrosit) ve beyaz kan (akyuvar=lökosit) ve kan pulcukları (trombosit) hücreleriyle steril şişe içinde reaksiyona girer ilk etkilerini gösterir. İşte bu aktive edilmiş kan (ozon ya da oksijen değil!) hastaya hemen aynı kan seti kullanılarak tekrar geri verilir.

b- Rektal ve vajinal uygulama; MAHT gibi sistemik etkileri olduğu kanıtlanmış damar yolu bulunamayan hastalarda rektal uygulama tercih edilebilir. O3 gazının rektal yolla uygulanması kulağa hoş gelmese de o kadar rahatsızlık verici değildir (tıbbi olarak rektal insuflasyon denir). Aslında hasta kesinlikle hiçbir rahatsızlık hissetmez, çünkü O3 gazı direkt olarak hassas barsak cidarı tarafından emilir. Buna ek olarak tüp ve torbalar tek kullanımlık olduğundan tamamen hijyeniktir ve hasta kendi kendine bile uygulayabilir. Bu uygulama yolu genelde barsakların enflamatuar hastalıklarında endikedir ancak son zamanlarda daha az invaziv olmasından dolayı genel sağlık ve yeniden canlanma için kullanılmaktadır.

c- Minör otohemoterapi (MiHT); hastadan alınan 5 ml kanın enjektörde 5-10 ml medikal ozon gazıyla karıştırılarak kalçadan kas içine enjekte edilmesidir. Bu yöntemle spesifik olmayan bağışıklık sistem aktivasyonu yapılır: alerjik hastalıklarda ve genel olarak bağışıklık sistemini güçlendirmekte kullanılır.

d- Eklem ve kas içi uygulamalar; ozon gazının direkt hastalıklı bölgeye enjeksiyonu (intra artikuler yolla ozon verilmesi); adından da anlaşılacağı gibi ozon gazı (eğitimli kişilerce), yavaş bir şekilde eklem içine enjekte edilir. Bu metod ağrılı enflamatuar hastalığı olan eklem içine uygulanır.

e- Torba uygulaması; farklı nedenlerle iyileşmeyen yaralara topikal (cilt üzerinden) medikal ozon gazı uygulamak için kullanılır. Ozon gazını kapalı bir sistemde özel bir plastik bot (ayaklar ve bacaklar için ) içinde dolaştırarak ya da vücudun farklı bölgelerine uygun torbalarla gerçekleştirilir. Ozon gazı kuru bölgelere etki etmeyeceği için vücudun tedavi edilecek kısmı önceden ozonlu su ile nemlendirilir. Bu uygulama cilt ülserleri, yaraları, ameliyat sonrası oluşan lezyonları, shingles (herpes) ve enfekte olmuş alanları tedavi etmekte çok etkilidir. Diğer yöntemler ozonlu saf su ( dental tedavilerde) ve ozonlu saf medikal zeytin yağı (cilt erupsiyonları örneğin egzema, mantar, liken gibi).

50 yılı aşkın zamandır uygulanan ozon tedavisi ile birçok patolojik durum daha iyi hale gelir veya tamamen düzelir. Birçok bilimsel yayın ile kanıtlar literatüre girmiştir. Protokollere ve antisepsi kurallarına şekil ve dozda uygulanan medikal ozon terapinin yan etkisi yoktur.

G6PDH enzim eksikliği (favizm=bakla zehirlenmesi), kontrolsüz hipertiroidi (zehirli guatr), akut ciddi kanamalı hastalıklar

Diğer Hizmetler

NLS Sağlık diğer hizmetleri

Ozon sauna, sıcak kabin içinde deri yolu ile vücuda oksijen verilme yöntemidir.

(HİGH INTENSİTY LASER THERAPY – HILT)

Vücudumuzda oluşan bazı sinyaller kan akımı ile trombosit ve diğer bileşenlerin yaralanma yaralanma bölgesine ulaşmasını sağlarlar.

Akupunktur, vücudumuzdaki tanımlı noktalara iğneler batırılarak uygulanan geleneksel ve tamamlayıcı bir tedavi yöntemidir. Bugüne kadar tespit edilmiş kayda değer hiç bir yan etkisi bulunmamaktadır.

Daha Fazla Bilgi Almak İçin Bizimle İletişime Geçin!